İçeriğe geç
Anasayfa » Blog » ZİNA (ALDATMA) SEBEBİ İLE BOŞANMA (TMK m. 161)

ZİNA (ALDATMA) SEBEBİ İLE BOŞANMA (TMK m. 161)

ZİNA (ALDATMA) SEBEBİ İLE BOŞANMA (TMK m. 161)

  1. KOŞULLARI

Zina sebebi ile boşanma TMK m.161’de düzenlenmiştir. Özel bir boşanma sebebidir. Zina sebebi ile boşanmanın koşulları 5 tanedir;

A) Zina Yapan Eş Affedilmemiş Olmalıdır.


  • TMK m.161/3’e göre; “Affeden tarafın dava hakkı yoktur.” Eşlerden birinin gerçekleştirdiği zina eylemini diğer eş affetmişse, affeden eşin zina sebebi ile veya zina olgusuna dayanarak başka bir sebeple dava açma hakkı yoktur.
  • Davacı kadın evlilik birliğinin sarsılması (TMK m.166) ve zina (TMK m.161) hukuksal sebeplerine dayalı olarak boşanma talep etmiş, mahkemece tarafların zina sebebiyle boşanmalarına karar verilmiş ise de; tarafların barıştıkları 2013 yılı Ağustos ayından davanın açıldığı 16/02/2015 tarihine kadar davalı erkeğin zina fiilini gerçekleştirdiği toplanan delillerle kanıtlanamadığından davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.( Y.2. Hukuk Dairesi 2016/8706 E.  ,2017/2771 K.)

  • Af geçmişteki olaylara karşı sonuç doğurur henüz yaşanmamış olayların affedilmesinden söz edilemez.
  • Eldeki boşanma davası 05.10.2011 tarihinde açılmıştır. Davalı aleyhine açılan babalık davasında 13.02.2012 tarihli oturumda dinlenen tanık beyanından ve dosyaya sunulan mesaj dökümlerinden davalının aynı kadınla ilişkisinin tarafların barışmalarından sonra da devam ettiği anlaşılmaktadır. Af, öncesindeki zina eylemine dayalı olarak dava hakkını ortadan kaldırır (TMK.md.161/son) ise de, sonrasındaki zina eylemine dayalı dava hakkı üzerinde etkili değildir. Davacının affından sonra da davalının aynı kadınla ilişkisinin devam ettiği gerçekleştiğine göre, kadının boşanma davasının kabulü ile tarafların zina (TMK.md.161) sebebiyle boşanmalarına karar verilmesi gerekirken, yetersiz gerekçe ile isteğin reddi doğru bulunmamıştır. (Y.2. Hukuk Dairesi         2014/14998 E.  ,  2014/15758 K.)

  • Af örtülü veya açık şekilde yapılabilir ancak örtülü yapılması halinde tereddüte mahal vermeyecek şekilde yapılmalıdır, eşin başlangıçta susması veya zina yapan eşle konuşmaya çalışması zina eylemini affettiği manasına gelmez.
  • Zina eylemi devam ettiğinden hak düşürücü sürenin başlaması söz konusu olmadığı gibi; kadının kocasının davranışına başlangıçta ses çıkarmaması, bu davranışı onayladığı anlamına gelemez. Davalı-davacı kadının Türk Medeni Kanununun 161. maddesinde düzenlenen “zina” hukuki sebebine dayalı birleşen boşanma davası kanıtlandığı ve bu nedenle davasının kabulü ile boşanmaya karar verilmesi gerekirken; yetersiz ve hukuksal dayanağı olmayan gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olmuş; bozmayı gerektirmiştir.(Y.2. Hukuk Dairesi 2012/6214 E.  ,  2012/23989 K.)

B) Diğer Eş Hak Düşürücü Süre İçinde Davayı Açmış Olmalıdır.

TMK m.161/2 hükmüne göre; “ …dava hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her halde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer…”

Bu süreler hak düşürücü olup hakim bu süreleri re’sen gözetir. Sürelerin geçmesi halinde dava usulden reddedilir. Zina eylemi birden çok gerçekleşmişse süre son eylemin işlendiği zaman başlar.

  • Zina (TMK m.161) hukuksal sebebine dayanan boşanma davalarında yasada öngörülen altı aylık hak düşürücü süre, süre gelen eylemlerde, son eylemin bittiği tarihten itibaren başlar. Davalının bir başka kadınla birlikte yaşamasının devamlılık arz ettiği ve bu birliktelikten çocuklarının olduğu, tanık beyanları ve davalının sosyal-ekonomik durumunun tespiti için kolluk tarafından düzenlenen araştırma tutanağı içeriğinden anlaşılmaktadır. Bu durumda, zina için öngörülen altı aylık sürenin son eylem tarihinden başlayacağı düşünülmeden, olayın tek eylem gibi değerlendirilip, zina (TMK m.161) hukuki sebebine dayanan boşanma davasının kabulü koşulları oluşmuş olmasına rağmen davanın hak düşürücü süreden reddedilmesi doğru bulunmamış ve bozmayı gerektirmiştir. (Y. 2. Hukuk Dairesi  2016/19306 E.  ,  2018/6946 K)
  • Davalı erkeğin uzun süreden beri bir başka kadınla birlikte yaşadığı, aynı kadınla ilişkisinin halen devam ettiği, sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği yapılan soruşturma ve dinlenen tanık beyanlarından anlaşılmaktadır. Zina eylemi devam ettiğine göre, hak düşürücü süre de geçmiş sayılmaz. Toplanan delillerden, davalı erkeğin zinasının temadi ettiği anlaşılmaktadır. O halde, davacı kadının özel boşanma sebeplerinden zina hukuki sebebine (TMK m. 161) ve evlilik birliğinin sarsılması (TMK m. 166/1) hukuki sebebine dayanılarak açmış olduğu her iki davanın kabulü yerine, yazılı gerekçe ile reddi doğru görülmemiştir. (2. Hukuk Dairesi  2019/1357 E.  ,  2019/6263 K.)

Dilekçede, eşin zinayı öğrendiğini iddia ettiği tarih esas alınır, aksini ispatlanabiliyorsa, ispatlanan tarih esas alınmalıdır.

  • Dava TMK m. 161 gereği açılan zina nedenine dayanan boşanma davasıdır. Davacı kadın dava dilekçesinde erkeğin yurtdışına çalışmaya gittiğini, Türkiye’ye son kez geldiği tarihin 09.02.2015 olduğunu, 27.02.2015 tarihinde erkeğin Türkiye’den ayrıldığını, erkeğin zinasını bu tarihte öğrendiğini, … ülkesinde …. isimli bir kadınla yaşadığını iddia etmiştir. Mahkemece dosyadaki facebook çıktılarının 2013 yılına ait olduğu, aktif olarak sosyal paylaşım sitelerini kullanan kadının erkeğe ait bu paylaşımlardan iki yıl boyunca haberdar olmamasının mümkün ve mantıklı görülmediği belirtilerek kadının açtığı davanın hak düşürücü sürenin dolduğundan bahisle reddine karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden davacı kadının zina eylemini öğrendiği tarihi dava dilekçesinde belirttiği, bu durumun aksinin kanıtlanamadığı, zina eyleminin gerçekleştiği ve kadının davasında hak düşürücü sürenin geçtiğinin kanıtlanamadığı anlaşılmıştır. O halde kadın tarafından açılan davanın kabulü suretiyle boşanma kararı verilmesi gerekirken davanın reddi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir. (2. Hukuk Dairesi         2016/12231 E.  ,  2017/11011 K.)

C) Zina İsteyerek Gerçekleşmiş Olmalıdır.

Zina kusura dayalı bir boşanma sebebidir bu yüzden bir eylemin zina sayılabilmesi için bilerek ve isteyerek gerçekleşmiş olması gerekmektedir.


  • Zorla ve bayıltma sureti ile gerçekleşen eylemler zina sayılmazlar.[1]

  • Tehdit ile gerçekleşen cinsel ilişki zina kapsamında değerlendirilmez ancak tehdidin, ciddi ve ağır bir tazyik içermesi gerekmektedir.

D) Taraflar Arasında Evlilik İlişkisi Bulunması Gerekmektedir.

Taraflar arasında TMK m.134 hükümlerine uygun bir evlilik bulunmalıdır.


  • Evlilik birliğinden önce işlenen veya evlilik birliğinden sonra işlenen eylemler zinaya konu edilemezler.

  • Mevcut bir boşanma davası sırasında gerçekleşen eylemler zinaya konu edilebilir zira ortada henüz sona ermemiş bir evlilik vardır ve zinanın da evlilik birliği içerisinde gerçekleşmesi gerekir.

Boşanma davası devam ederken gerçekleşen zina eylemi mevcut olan boşanma davasına konu edilemez ancak yeni bir dava açılarak bu yeni açılan davaya konu edilebilir.

E) Zina Eyleminin Varlığı Gerekmektedir.

Zina; evli bir erkeğin karısından başka bir kadınla veya evli bir kadının kocasından başka bir adamla isteyerek cinsel ilişkiye girmesidir.

Zina sebebi ile boşanma davası açılabilmesi için ortada geçerli ve kanıtlanabilir bir zina eylemi olmalıdır.

Zinadan söz edilebilmesi için zinanın tek sefer yapılması yeterlidir, çok sefere veya düzenliliğe veya gönül ilişkisine gerek yoktur. Bir hayat kadını ile otelde veya genelevde ilişkiye girme hali de zina kapsamındadır.

Bir eylemin zina sayılabilmesi için karşı tarafın rızası şartı aranmaz bu yüzden, cinsel saldırı veya istismarda bulunmak da zina kapsamında sayılmaktadır.

  • Her İki Eşin De Zina Etmesi Hali: Böyle bir durumda her iki iş de zina nedeni ile diğer eşe dava açabilir, önce zina eden daha fazla kusurlu sayılmaz. Kimin önce zina eylemi gerçekleştirdiği kimin sonra gerçekleştirdiği önemli değildir.
  1. Zina Sayılmayan Eylemler
  • Aynı Cinsle Olan Cinsel Birleşme
  • Hayvanla Yapılan Cinsel Münasebet
  • Yapay Aletle Gerçekleştirilen Cinsel Münasebet
  1. ZİNANIN İSPATI

Zina her türlü delille ispatlanabilir, ispat yükü ise zina iddiasında bulunan eşe aittir.


  • Mesaj içerikleri,

  • Fotoğraflar,

  • Ses Kayıtları,

  • Tanık İfadeleri,

  • Başkasından çocuğu olması vb. her türlü delil ile zina ispat edilebilir.

ANCAK;

  • İkrar Hakimi Bağlamaz: Gerek TMK m.184/3 “Tarafların bu konudaki her türlü ikrarı hakimi bağlamaz.” Gerekse Yargıtay’ın eski tarihli bir kararında, zinanın delilsiz ikrar edilmesinin zina eylemi işlendiğine delil olmayacağı belirtilerek mevcut dava reddedilmiştir.

Dava zina hukuki sebebine dayanılarak açılmıştır Mücerret tarafların ikrarlarına dayanılarak boşanmaya karar verilemez Zina fiilinin işlendiğini gösteren delil yok. turt Davanın reddi gerekirken delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek boşanmaya karar verilmesi isabetsizdir (Y2 HD, 10/09/2001 T. 9914/11437 E.K.) [2]

  • Yemin Verilemez: Gerek TMK m.184/2 “Hakim bu olgular hakkında gerek re’sen, gerek istem üzerine taraflara yemin öneremez.”Gerekse Yargıtay kararlarına göre zinanın ispatı için taraflara yemin teklif edilemez, olur da yemin teklif edilmişse bu yemine dayanılarak boşanma kararı verilemez bu bir bozma nedenidir.

Boşanma davalarında, davanın dayandığı olgular hakkında gerek re’sen gerek is- tem üzerine taraflara yemin önerilemez (TMK m 184/2) Davacının talebi üzerine boşanma davasının dayandığı olgular hakkında yemin önerilmiş ve davalının da yemini eda etmiş olmasi usul ve yasaya aykındır (Y2 HD, 24/05/2005 T. 5888/8162 E.K., Gençcan, Boşanma, s 171)

  1. Zinanın Varlığını Gösteren Olgular

Yargıtay uygulamalarına göre zinanın varlığını ispat eden kuvvetli emareler varsa, zina ispatlanmış kabul edilir.

  1. Karşı Cins ile Birlikte Yaşama

    • Eşlerden birinin karşı cinsle birlikte yaşaması zina olgusuna delalet eder. Nitekim Yargıtay da aynı görüştedir.
  • Davacı hem zina, hem de evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine birlikte dayanarak boşanma davası açmıştır. Davalının bir başka erkekle birlikte yaşadığı toplanan delillerle gerçekleşmiş, bu husus mahkemece de sabit kabul edilmiştir Bir başka erkekle birlikte yaşama olgusu zinanın varlığına muhakkak nazarıyla bakılmasını gerektiren bir durumdur Davada zina özel sebebine de dayanıldığına göre, davanın zina sebebiyle de kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır (Y2 HD, 08/09/2015 T., 2015/1214 E. 2015/15229 K.)
  • Mahkemece davacı erkeğin zina (TMK.m.161) hukuksal sebebine dayalı boşanma talebinin reddine karar verilmiş ise de toplanan delillerden, davalı kadının ortak konuttan ayrılarak bir süre bir başka erkekle birlikte yaşadığı anlaşılmaktadır Mahkemece de kadının sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı sabit kabul edilmiştir. Kadının, bir başka erkekle birlikte yaşaması zinanın varlığına delalet eder Bu durumda kadının zinası ispatlanmış olup Türk Medeni Kanunu’nun 161 maddesi koşulları oluşmuştur Gerçekleşen bu durum karşısında tarafların zina hukuki (TMK m. 161) sebebiyle boşanmalarına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davacının zina (TMK m 161) hukuksal sebebine dayalı boşanma talebinin reddine karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir (Y2.HD, 16/09/2019 T, 2019/1740 E., 2019/8744 K.)
  • Mahkemece davalı-davacı kadının zina (TMK m. 161) hukuksal sebebine dayalı boşanma davasının reddine karar verilmiş ise de toplanan delillerden, davacı- davalı erkeğin bir başka kadınla evlilik dışı ilişki yaşadığı anlaşılmaktadır Mahkemece de erkeğin bir başka kadınla ilişkisinin olduğu, birlikte yaşadığı sabit kabul edilmiştir Bu durumda erkeğin zinası ispatlanmış olup Türk Medeni Kanununun 161 maddesi koşulları oluşmuştur Gerçekleşen bu durum karşısında tarafların zina hukuki (TMK m 161) sebebiyle boşanmalarına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davalı-davacının zina (TMK m 161) hukuksal sebebine dayalı boşanma davasının reddine karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir (Y2 HD, 16/09/2019 T, 2019/3386 E, 2019/8739 K.)
  • Mahkemece kadının zina hukuki sebebine dayalı boşanma davasının (TMK m 161) reddine karar verilmiştir Yapılan yargılama ve toplanan delillerle, mahkemenin de gerekçesinde kabul ettiği üzere erkeğin başka bir kadınla birlikte yaşadığı ve 04.05.2015 tarihinde çocuğu olduğu anlaşılmaktadır. Zina olgusu ispatlanmıştır. Davalı-karşı davacı kadını zina hukuki sebebine dayalı boşanma davasının (TMK m 161) kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir. (Y2.HD, 19/06/2019 T, 2019/2794 E., 2019/7337 K:)
  1. Karşı Cins ile Uygunsuz Fotoğraflarının Olması

    • Eşlerden birinin karşı cins ile uygunsuz fotoğraflarının bulunması, cinsel ilişkinin güçlü karine ile yaşandığına ve zinanın varlığına delalet eder. Nitekim Yargıtay da aynı kanaattedir.
  • Dava zina (TMK m 161) hukuksal sebebine dayalı boşanma davasıdır Bölge adliye mahkemesince davacı kadının zina (TMK m.161) hukuksal sebebine dayalı boşanma talebinin reddine karar verilmiş ise de, toplanan delillerden, davacı kadının dayandığı ve davalı erkek tarafından inkar edilmeyen, erkeğin başka kadınla birlik te, banyoda yarı çıplak vaziyette çekildiği ve samimi durumda oldukları anlaşılan fotoğrafının bulunduğu ve tanık beyanından erkeğin başka kadının yanında yaklaşık 10 gün süreyle kaldığı anlaşılmaktadır. Bölge adliye mahkemesince davalı erkeğin güven sarsıcı davranışlarda bulunduğunun sabit olduğu kabul edilmiş ise de erkeğin başka kadınla uygunsuz fotoğrafının olması ve başka kadınla birlikte yaşaması, cinsel ilişkinin güçlü karineyle yaşandığına ve dolayısıyla zinanın varlığına delalet eder. Bu durumda erkeğin zinası ispatlanmış olup Türk Medeni Kanunu’nun 161. maddesi koşulları oluşmuştur Gerçekleşen bu durum karşısında ta- rafların zina (TMK m. 161) hukuki sebebiyle boşanmalarına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davacı kadının zina (TMK m. 161) hukuksal sebebine da yalı boşanma talebinin reddine karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir (Y2 HD, 11/12/2019 T, 2019/4012 E, 2019/12142 K.)
  • Dava Türk Medeni Kanunu’nun 166/1 maddesinde düzenlenen evlilik birliğinin sarsılması ve Türk Medeni Kanunu’nun 161 maddesinde düzenlenen zina hukuksal sebeplerine dayalı olarak açılmış, mahkemece “geçimsizliğe başka bir kadının neden olduğu, erkeğin sadakatsiz olduğu, başka bir kadınla duygusal ilişkiye girdiği gezdiği ve arkadaşlık yaptığı ancak zina halini gösterir resmi tarihli bir belge olmadığı gerekçesiyle tarafların Türk Medeni Kanunu’nun 166/1. Maddesi gereğince boşanmalarına, zina hukuksal sebebine dayalı davanın ise reddine karar verilmiştir. Zina sebebine dayalı olarak boşanmaya karar verilebilmesi için öncelikle davalı eşin başka bir kişiyle cinsel ilişkiye girmesinin veya cinsel ilişkinin gerçekle gerçekleştirildiğine pek muhtemel bakılan bir durum içine girdiğinin kanıtlanması gereklidir. Yapılan soruşturma ve toplanan delillerle; davalı erkeğin dava açılmadan önce başka bir kadınla birlikte birden fazla kez farklı otellerde tatil yaptıkları ve o kadın ta birlikte aynı odada birlikte çekilmiş müstehcen fotoğraflarının bulunduğu anla anlaşılmaktadır. Bu hale göre Türk Medeni Kanunu’nun 161’nci maddesinde yer alan boşanma sebebi gerçekleşmiştir O halde, davacı kadının zina hukuksal sebebine dayalı (TMK m. 161) boşanma davasının kabul edilmesi gerekirken, yetersiz gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir (Y2 HD 15/10/2018 T. 2016/24076 E. 2018/10959 K.
  1. Karşı Cins ile Otelde Birlikte Kalma, Otel Kayıtları, Uçak Biletleri
  • Yapılan yargılama ve toplanan deliller ile dinlenen tanık beyanlarından, davaci karşı davalı erkek ile dava dişi S.O. isimli kadının mahkemenin de kabulünde olduğu üzere beraber tatile gittikleri, sosyal ortamlarda bu kadını eşi olarak tanıttığı anlaşılmaktadır Bu durumda davalı-karşı davacı kadının zinaya dayalı boşanma davasını ispatladığının kabulü gerekir O halde davalı-karşı davacı kadının zinaya dayalı (TMK m. 161) boşanma davasının kabul edilmesi gerekirken, yetersiz gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir. (Y2.HD, 09/10/2018 T. 2016/23892 E., 2018/10867 K)
  • Yapılan yargılama ve toplanan delillerden, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, davalı erkeğin evlilik devam ederken, sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı, ayrı ayrı zamanlarda … isimli kadınlarla otellerde kaldığı, dosya arasına alınan telefon konuşma kayıtlarında da birden fazla kadınla mutad sayıdan fazla konuşma kayıtlarının bulunduğu ayrıca sosyal medya hesabından da erkeğin başka kadınlarla duygusal içerikli yazışmalar yaptığı anlaşılmaktadır Bu durumda davacı kadının zinaya dayalı (TMK m. 161) boşanma davasının kabul edilmesi gerekirken, yetersiz gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir (Y2 HD, 09/10/2018 T, 2016/23757 E. 2018/10860 K)
  1. Eşin Yalnızken Gece Eve Karşı Cinsten Birini Ortak Konuta Alması
  • Mahkemece davalı-davacı kadının zina fiilinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı-davalı erkeğin zina (TMK.md.161) hukuksal sebebine dayalı boşanma davasının reddine karar verilmiş ise de; yapılan soruşturma ve toplanan delillerden; davalı- davacı kadının, 05.12.2010 günü ortak konuta bir erkeği aldığı, aynı gece saat 22.00’de evde bu kişiyle birlikte yakalandığı, bu şahsın tuvalette gizlenmiş halde bulunduğu, bu olay öncesinde de bu şahısla muhtelif tarihlerde çok sayıda görüşmesinin olduğu bu kişinin 05.12.2010 tarihli kolluk ifadesinde, davalı davacı kadın ile evlenmeyi düşündüğünü, daha öncede evine bir kez gittiğini seviştiklerini ancak cinsel ilişkiye girmediklerini beyan ettiği anlaşılmaktadır Kadının, yalnızken geceleyin bir başka erkeği ortak konuta alması, zinanın varlığına delalet eder Bu bakımdan zina kanıtlanmıştır. Tarafların zina (TMK m 161) sebebiyle boşanmalarına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davacı davalı erkeğin zina (TMK md 161) hukuksal sebebine dayalı boşanma davasının reddine karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir. (Y2 HD, 02/11/2015 Τ. 2015/21517 E 2015/20095 K)
  • Bozmaya uyularak, her iki boşanma davası birleştirilerek görülmüştür. Davalı (koca) tarafından 04.06.2012 tarihinde açılan boşanma davasında, boşanma sebebi olarak “zinaya” (TMK.m. 161) dayanılmıştır Davacı-davalı (kadın) ile … isimli şahsın 24.05.2012 günü gecesi, koca işte iken müşterek konutta birlikte yakalandıkları, aynı gün davacı-davalı (kadın)’ın Emniyetinde alınan ifadesinde, “bir yıldır ile ilişkisinin olduğunu ifade ettiği, yine aynı gün beyanı alınan …’nin de, “davacı…’yi sevdiğini söylediği anlaşılmaktadır Davacı-davalı (kadın)’ın kolluktaki ifadesinin baskı altında alındığına ve olayın koca ve yakınları tarafından tertiplendiğine ilişkin dosyada bir delil ve olgu bulunmamaktadır Kadının, kocası gece vardiyasında iken saat 24:00 sıralarında ortak konutta bir başka erkekle yakalanmış olması, bu olay sonrasında alınan ifadeler de dikkate alındığında zinaya muhakkak gözüyle bakılmasını gerektiren bir ahval niteliğinde olup, bu durum zinanın varlığına delalet eder. Bu bakımdan kadının zinası ispatlanmıştır. O halde, davalı (koca) tarafından açılan birleştirilen boşanma davasının kabulü ile zina (TMK m 161) sebebiyle tarafların boşanmalarına karar verilmesi gerekirken, yetersiz gerekçe ile birleştirilen davanın reddi doğru bulunmamıştır. (Y2.HD, 21/04/2015 Τ.. 2015/7518 E., 2015/8189 Κ.)
  • Davalının, kocası evde yokken zaman zaman geceleyin “K.” isimli şahsı eve aldığı, son olarak 26.02.2008 tarihinde geceleyin bu şahsı çağırıp yine eve aldığı, bu son olay nedeniyle konut dokunulmazlığını ihlal etmekten bu şahıs hakkında kamu davası açılıp cezalandırılmasına karar verildiği, Tire Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/211 esas sayılı dosyasından ve bu davada dinlenen tanıklar F. ve P’in be yanlarından anlaşılmaktadır Davalının kocası işte iken geceleyin bir erkeği eve alması zinaya delalet eder. Türk Medeni Kanununun 161 maddesindeki boşanma sebebi gerçekleşmiştir. O halde, davalının zinası sebebiyle boşanmalarına karar verilmesi gerekirken, yetersiz gerekçe ile isteğin reddi doğru bulunmamıştır. (Y2 HD, 07/06/2020 Τ., 2009/9847 Ε, 2010/11195 Κ.)
  • Eşin Gece Vakti Eve Karşı Cinsten Birini Alması Meşru Nedene Dayalı Olduğu İspatlanabiliyorsa, Bu Durum Zinanın Varlığına Delalet Etmez.
  • Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden davalının, kocası yokken 12.9.2007 ve 24.9.2007 tarihlerinde geceleyin geç saatlerde bir başka erkeği eve aldığı anlaşıl maktadır. Kadının geç saatlerde ortak eve bir başka erkeği alması, meşru bir amaçla olduğu sabit olmadıkça zinaya delalet eder. Davalının zinası kanıtlanmıştır. Bu sebeple boşanmaya karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır. (Y2.HD, 09/11/2019 Τ., 2008/13904 Ε., 2009/19205 Κ.)
  1. Eşin Evden Kaçıp Geceyi Karşı Cinsle Geçirmesi
  • Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden davalının 8.4.2006 tarihinde evden kaçıp geceyi başka bir erkeğin evinde geçirdiği anlaşılmaktadır. Bu durum zinanın varlığı için yeterlidir. Zina kanıtlanmıştır. Öyleyse istek doğrultusunda boşanmaya karar verilmesi gerekirken, değerlendirmede yanılgıya düşülerek davanın redde- dilmesi usul ve yasaya aykırıdır. (Y2.HD, 19/04/2010 Τ., 2010/5442 Ε., 2010/7658 K)
  • Karşı Cinsle Telefonda Görüşmek, Arkadaşlık Kurmak, Sokakta Yürümek, Kafede Oturmak Zinaya Delalet Etmez.

Yargıtay, cinsel birleşmenin olmadığı olayları zina kapsamında değerlendirmez. Bu yüzden evlilik birliği esnasında karşı cinsle arkadaşlık kurulması, telefonla görüşülmesi, sokakta birlikte yürünmesi gibi eylemler, zina olarak değerlendirilmez ancak Güven Sarsıcı Eylem” olarak değerlendirilip, Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması” (TMK. M. 166) Sebebine dayanılarak boşanma davası açılabilir.

Karşı cinsle sokakta yürümek zina kapsamında değerlendirilmez.

  • Davacı kadın tarafından zina (TMK m 161) hukuki sebebine dayanılarak boşanma isteminde bulunulmuş, mahkemece tarafların zina nedeniyle boşanmalarına karar verilmiştir Zina olayının mevcut sayılabilmesi için en önemli koşul, cinsel ilişkin varlığının kesin veya güçlü karineyle kanıtlanmış olmasıdır Davalı erkeğin bir. başka kadınla cinsel ilişkiye girdiği kesin veya güçlü karineyle kanıtlanmış değildir Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davalı erkeğin başka bir kadınla evden çıkarken ve sokakta yürürken görüldüğü anlaşılmakla beraber, evlilik sırasında, bir başka kadınla cinsel birleşmenin gerçekleştiği dosya kapsamı ve tanık beyanlarından anlaşılamamaktadır Bu nedenle davalı erkeğin bu davranışla zina değil. “güven sarsıcı davranış” niteliğinde olup, Türk Medeni Kanununun 166/1-2 maddesi gereğince boşanmayı gerektiren kusurlu davranıştır Bu durumda, zina hukuki sebebine dayanılarak açılmış boşanma davasının reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile kabulü doğru bulunmamış ve bozmayı gerektirmiştir. (Y2 HD, 09/04/2018 T 2016/15989 E 2018/4730 K)

Karşı cinsle, telefonla görüşmek veya arkadaşlık kurmak zinaya delalet etmez.

  • Davacı tarafından açılan boşanma davası, Türk Medeni Kanunu’nun 161 maddesinde yer alan “zina”, 163 maddesinde yer alan “haysiyetsiz hayat sürme” ve 166/1. maddesinde düzenlenen “evlilik birliğinin temelinden sarsılması” sebeplerine dayanmaktadır. Mahkemece davanın kabulü ile tarafların Türk Medeni Kanunu’nun 161, 163 ve 166/1 maddeleri gereğince boşanmalarına karar verilmiştir Toplanan delillere göre davalı erkeğin başka bir kadınla arkadaşlık kurduğu ve telefon görüşmeleri yaptığı anlaşılmaktadır Erkeğin güven sarsıcı bu davranışları, zina yaptığının ve haysiyetsiz hayat sürdüğünün kabulü için yeterli değildir. Gerçekleşen bu durum karşısında, Türk Medeni Kanunu’nun 161 ve 163 maddelerine dayalı açılan davaların reddi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. (Y2 HD, 21/03/2016 T., 2015/14180 Ε., 2016/5488 Κ.)
  1. Savcılık Soruşturma Dosyasında Yer Alan İfadeler, Zinanın İspatı İçin Delil Niteliğindedir.
  • Davacı-davalı kadın dava dilekçesinde, öncelikle Türk Medeni Kanununun 161. maddesine göre zina sebebiyle, aksi halde evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine (TMK. 166/1. md.) dayanarak boşanma isteğinde bulunmuştur. Yapılan soruşturma, toplanan deliller ve özellikle Cumhuriyet Savcılığınca düzenlenen 2006/9789 sayılı soruşturma evrakında yer alan ifadelerden davalı-karşı davacı kocanın başka kadınla zina ilişkisi içerisinde olduğu anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında zina sebebiyle boşanmalarına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru bulunmamıştır. (Y2.HD, 01/04/2008 Τ., 2007/11799 Ε., 2008/4481 Κ.)
  1. ZİNA NEDENİ İLE BOŞANMA DAVASI NEREDE ve NASIL AÇILIR?
  2. Davacı ve Davalı

Davacı: Eşinin zina yaptığını (aldattığını) iddia eden eştir.

Davalı: Zina yaptığı (aldattığı) iddia edilen eştir.

  1. Görevli ve Yetkili Mahkeme

Görevli Mahkeme: Görevli Mahkeme “Aile Mahkemesi’dir”, Aile Mahkemesinin olmadığı yerlerde ise bu dava Aile Mahkemesi sıfatı ile “Asliye Hukuk Mahkemesinde” bakılır.

Yetkili Mahkeme: TMK m. 168’e göre yetkili mahkeme;

  • Boşanma davası, eşlerden birinin yerleşim yerinde (ikamet adresinde) açılabilir.

Veya

  • Eşlerin son altı aydır birlikte yaşadıkları yerde de boşanma davası açılabilir.
  1. Harçlar ve Yargılama Giderleri
    • Boşanma davası, maktu harca tabidir, aynı şekilde vekalet ücreti de maktudur.


  1. Kılıçoğlu s.93;Akıntürk/Ateş, s.246




  2. Gençcan, Boşanma, s. 1711


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir